İçeriğe geç

Aziz İnsana Dair

1.-600x342.jpg

“Yıl 1944… Profesyonel yazarım artık, kalemimle geçiniyorum. Sedat Simavi’nin Yedi Gün ve Karagöz’ünde çalışıyorum. İyi ki mutlu bir tesadüfle asker olabildim de okuma olanağı elde ettim, hiç değilse böylece yazar olabildim. Yoksa yazar olmak isteyip olamamış, ama kendini yazar sanan, doyumsuzlukları ve aşağılık duyguları yüzünden o dünyanın en kötü insanlarından biri olacaktım. Yazar olayım diye, askerlikten kurtulmak için yıllarca çırpınışlar… Sekiz yıl doğu ve batı sınırlarımızda görev. O koşullar içinde havaya uyarak erkenden evlilik. Askerlikten mahkeme kararıyla çıkarılıp 3 ay 10 gün cezaevinde kaldıktan sonra, işsiz ve parasız kaldığım gün, zengin olma yoluna değil yazar olma yoluna girmiştim.Bana göre yazarlıkla ulaşılırdı tüm insanlara.

1934 yılında soyadı kanunu çıktı. Herkes kendisine soyadını kendisi seçtiği için, insanların bütün gizli aşağılık duyguları ortaya çıktı. Dünyanın en cimrileri ‘Eli açık’, dünyanın en korkakları ‘Yürekli’, dünyanın en tembelleri ‘Çalışkan’ gibi soyadları aldılar. Her türlü yağmada hep sona kaldığım için, güzel soyadı yağmasında da sona kaldım. Bana, ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından, kendime ‘Nesin’ soyadını aldım. Herkes ‘Nesin’ diye çağırdıkça ne olduğumu düşünüp kendime geleyim istedim.”
Tevazu ve bilgeliğin en güzel örneğini veren Aziz Nesin’i ölüm yıldönümünde saygıyla anıyoruz…Ve sözlerini bir hatırlayalım;

1. Hayalim; küçük bir çocuğa ‘Ne kadar seviyorsun’ dediğinde, açıp elini iki yana ‘İşte bu kadar’ derkenki o masum sevgiyi bulmaktı.

2. Bir gün bu ülkenin başucuna bir not yanağına da bir öpücük kondurup gideceğim. Çok tatlı uyuyordun uyandırmaya kıyamadım diyeceğim.

3. Hayatım süresince boyum kadar kitap yazdım. Ama beni sevmeyenler buna da mazeret bulup ‘onun zaten boyu kısaydı’ diyebilirler.

4. Korkmuyorum diyenler ya başkalarına yalan söylüyorlar ya kendilerine yalan söyleyip kendilerini kandırıyorlar. Ya da bilmeyerek insan olmadıklarını söylüyorlar.

5. “Alevi değilsin ki sana ne oluyor?” dedi, ”insan değilsin ki sana nasıl anlatayım” dedim.

6. İnsan yalnızca söylediklerinden değil, sustuklarından da sorumludur.

7. Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın, diyerek yaşattığınız yılanların bir sonraki hedefi siz olursunuz.

8. Türk erkeğinin dünyanın en kıskanç erkeklerinden biri olmasının sebebi; sevgililerine değil, kendilerine güvenmediklerindendir.

9. Rüzgarın şiddeti ne olursa olsun, martı sevdiği denizden asla vazgeçmez.

10. İşin zoruna gideceksin. Her zaman zoru dene. Zoru yapamasan bile, zoru yapmaya çalışarak hiç olmazsa kolayını yaparsın.

11.Üşümek varsa bu sıcağın yokluğudur, karanlık varsa ışığın yokluğu. Eğer her yer karanlık ve sen üşüyorsan işte bu o’nun yokluğu.

 

 

The following two tabs change content below.

Gündem

Latest posts by Gündem (see all)

1 Yorum »

Bir Cevap Yazın

Scroll Up