İçeriğe geç

Bir Bektaşi Fıkrası

Farkında mısınız bilmem; dört ayaklı eşekler azaldı ama iki ayaklı eşekler çoğaldı. O eski kibarlık ve nezaketin yeller esiyor yerlerinde. En ufak bir tartışmada herkes birbirine hakaret ediyor, sövüp sayıyor, yumruk savuruyor. Dostlar bile eşek şakaları yapıyorlar dostlarına, arkadaşlarına. Konuşmanın yerini itişip kakışmak alıyor. İşin garibi, nazik kişileri herkes küçümsüyor da eşeklik edenler el üstünde tutuluyorlar, baş tacı ediliyorlar…
Bu durumda gel de şu fıkrayı aklına getirme:
Yaşlı ve kimi kimsesi olmayan bir bektaşi varmış. Çarşıdan geçerken esnaf kendisiyle dalga geçer, alay edip türlü hakaretlerde bulunurlarmış. Aralarında çelme takanlar, üstüne kirli su dökenler, çöp atanlar bile varmış. Zavallıcık bunlara ses çıkaramaz, her şeyi sineye çekmek durumunda kalır, gözyaşlarını zor tutarmış…
Günlerden bir gün Bektaşi dayanamamış, yüksekçe bir yere çıkıp “Eşekler!” diye var gücüyle bağırmış. Dükkan sahipleri ne var ne oluyor diye merakla ona bakmışlar. Bektaşi hepsini ayrı ayrı süzdükten sonra, “Amma da çokmuşsunuz ha!” demiş ve çekip gitmiş.
Ne dersiniz, bektaşi haklı mı?
ERHAN TIĞLI

 

The following two tabs change content below.

erhantigli2014

Şair ve yazarım. Yazı ve şiirlerim 50 yıldır çeşitli gazete ve dergilerde çıkmaktadır. On ödül aldım, 21 kitabım çıktı. Adıma, öz geçmişime ve eserlerime antolojilerde, şair yazar sözlüklerinde, edebiyat ansiklopedilerinde yer verilmiştir.

Latest posts by erhantigli2014 (see all)

1 Yorum »

Bir Cevap Yazın

Scroll Up