İçeriğe geç

Güzel Bir Söz

”Biz eskiden bir çeyrek asır önce,başka türlü konuşurduk.Çünkü başka insanlardık.Sevmediğimiz özel isimleri ağzımıza almaz,eğer onlardan bahsetmemiz gerekiyorsa…”

Dili kullanabilmek bir yana benliğimizi bile unutma aşamasına geldik.Basit cümleler basit fikirler,menfi davranışlar sarmış etrafımızı.Sadece etrafımızı mı ?Çuvaldızı kendimize iğneyi başkalarına mı batırıyoruz ?

Yıllardır dilimizden düşüremediğimiz bir sistem,bir bahane çemberinde geziyor.’Hani bazı çocuklar bir fena hareketi yapmadıklarını iddia ederler.Hakikaten de yapmamışlardır.Ama yapmış gibi bir halleri de vardır insanların tabiiliğini bir türlü anlamazlar.’İşte bu sabit düşünce bizi bu çocuklardan biri haline getirdi.Yalnız buradaki hususta ise biz -insancıklar -neden bu hale gelmediğimizi sorgulamaktan ziyade ,bize çocuk kelimesini itham edenlere karşı bütün önyargılarımızla savaşmaktayız.

Suçlu aramıyorum.Haklı ya da haksız da aramıyorum.Sadece bunun bir iç sorgu davası olduğunu neden toplumca idrak edemediğimize yanıyor ve bütün sitemlerimi sevgilerle yeryüzüne iletiyorum.

Bu mesele bizim acizliğimiz,ayıbımızdır.Yeni bir fikir üretememek bu toplumun bahanesidir.Yıllar geçtikçe,üzerine basa basa konuştukça acıyan,ekşiyen,bir eksiklik örtme sorunudur.

Yanlışları yanlışlarla kapatmaya çalıştıkça hem yıpranan hem de harap ve bitap düşmüş genç beyinler geçiyor süzgeçlerimizden.Ve o kalan klişe bahane kırıntılarıyla diğer nesillere aynı bahaneleri ezberletmeye ve hatta tazecik düşüncelerine nobran bir biçimde kazıtmaya çalışıyoruz.

Herkesi öldürüyoruz sevgili dostlarım.Kimini kurşunlarla kimini yaptıklarımızla.Kimini sözlerle kimini sitem kalıntısıyla.Ezilip geçilenlerin ‘bir can,bir insan’ olduklarını unuturcasına geçiyoruz.Bir şeyleri sevgi ve insaniyet üzerine kurmaktan çekiniyoruz.Bunu yaparken yanlış bir şeyler varsa ıslah etmek,düzeltmek,doğrusunu bulmak için tartışmak yerine,bize hiç de uygun olmayan ‘sonradan görme’ müesseleri koymak için eskileri büyük bir zevkle yıkıyoruz.Temelini yıktığımız tahribatların üzerinde yeni temeller göremeyince hayal kırıklığına uğruyoruz.Sadece ilerlemeye bakmak yerine kanunlarımızı saygı esasına göre kurmaktan vazgeçiyoruz.

‘Aynı engin tecessüs,aynı bilgi susuzluğu,aynı şuursuzluk’.Yükselen bir medeniyet için saygı ve sevgi temeli yıkılmakta ve toplumların baş belası olmuş durumda.

Bırakalım bütün olumsuzlukları.Sadece iyi olmaya insan olmaya sevgi ile yaşamaya bakalım.Diken dillerimizi güle çevirelim.Yaptırımcı ve emir gücü fazla kelimelerimze lütfenler ekleyelim.Kaybetmeyiz böyle yaparsak.Aksine insan kazanırız.Sistemi değil de yaşattığımız coğrafyanın zengin kültür mirası olan dile ihanet edercesine yoksul Türkçeyle geçiştirmeyi nasıl tahammül edemeyeceğimizi düşünelim.

Yol uzun ,yolcular yorgun.Birinin heyhatlarıyla uyanmayı beklemek yerine bana şu cümleyi bitirmeme izin veren kelimelere teşekkür edelim.

The following two tabs change content below.

Gizem Betül

seneler seneler evveldi/bir deniz ülkesinde/yaşayan bir kız vardı bileceksiniz

Latest posts by Gizem Betül (see all)

2 Yorumlar »

  1. 0

    Son 15 yıldır; sevmediklerimize küfür ediyoruz,menfi davranışlar içinde öz eleştiri yapamıyoruz,yanlışı yanlışla kapatıyoruz haklısın. Türkçeyle ilgili söylediklerini anlayamadım,anlatsana 🙂

Bir Cevap Yazın

Scroll Up