İçeriğe geç

Beni Bu Havalar Mahvetti

Hani şarkıda, “Nerde ben de o yürek, yardan cayacak?” der ya, tam da böyledir. Öyle bir yüreğe sahip değilizdir. Cayamayız bir türlü, döner tekrar tekrar aynı yanlış ilişkiyi yaşarız.

Bunda neden ısrar ettiğimizi bazen kendimize bile açıklayamayız.

Döndüğümüzde bulduğumuz, bulmak istediğimiz değildir. Mevsimler değişmiş, rüzgarlar sert esmeye başlamıştır. Yazın çoktan bittiğini, sonbaharın sonuna yaklaştığımızı yapraklarımızın dökülüp savrulmasını izlerken umutsuzca anlarız.

Kırılan hiçbir şey eskisi gibi olmaz, biliriz de, hep mi yanlış yerden kaynar, kırılan yürekler?

&

Yıllar insanları tanımamıza yetmiyor… Bir gün geliyor, çok sevdiğimiz birini aslında hiç tanımadığımızı anlıyoruz… Bunun için duyduğumuz tek bir sözcük yetiyor.

Hayır, yıkılmıyoruz!

Jilet kesiği gibi ince bir sızı sarıyor yüreğimizi sadece.

Boşa geçen yıllar uygun adım geçiyor gözümüzün önünden.

Her şey boş, anlamsız ve saçma geliyor.

Hayat gibi…

&

Geriye dönemiyoruz.

Yaşadıklarımızı unutabiliriz ama onun bize hissettirdikleri tüm canlılığı ve sıcaklığıyla öylece dururken gidemiyoruz da.

 Arafta olmak gibi bir şeydir, gidememek, dönememek…

 “Bir daha tekrarlanamayacağını bildiğin bir şeyin, kendisinden bağımsız ayrı bir kıymeti oluyor” diyor ya Mungan,   bu bağlamda  büsbütün çaresiz kalıyoruz…

&

Bazı ilişkiler zamanla değer kazanır, demlendikçe güzelleşir, tatlanır.  Ve biz, demlendikçe güzel olan şeyin sadece çay olduğunu yine zaman sayesinde öğreniyoruz.

Zaman…

En iyi, en tutarlı eğitmendir.

Onun içindir her şeyi zamana bırakmamız. Çözemediğimiz şeyleri zamana bırakmak, getireceği ya da götüreceği şeyleri kabullenmek en doğrusu galiba…

“Benim bekleyecek vaktim yok!” diyorsanız, zaman sizin için çoktan hükmünü vermiştir zaten.

Sadece siz farkında değilsinizdir.

 Melek Koç

The following two tabs change content below.

Melek Koç

Görüyor muyuz sahiden, yoksa yürüyüp gidiyor muyuz? Günlük telaşın içinde hangimiz etrafındaki güzelliklerin farkına varıyor? Hep bir yerlere yetişmek, çalışmak, üretmek, kazanmak... daha iyi bir yaşam için sürekli çaba göstermek! Sonra? Ertelenen bir yaşam,yorgun bir beden ve sayılı günler... Ve de "Elde var hüzün!" Özetle, Behramoğlu'nun dediği gibi, "Hayatınızda AŞK yoksa, pek bir şey yok demektir..."

Latest posts by Melek Koç (see all)

Bir Cevap Yazın

Scroll Up