İçeriğe geç

Yağmur ve Özgürlük

 

Yağmur camları öpücüklere boğarken gözümü yorganın karanlığına açtım. Kalbimin ritmi yavaştı ama düşüncelerim doludizgin akıyordu zihnimde yine. Nefesimi tuttum kalp atışlarım yavaşladı kulaklarım uğuldadı. Derin ve tozlu bir soluk aldım. Sessizliğe gömülen yağmurlu bir gündü bugün anlamıştım. Yorganım soğuk ama sevecendi, yastığım rüyamdan kalan gözyaşlarıyla nemli. Kalktım yataktan mutfağa gittim bir kedi gibi sessizdim ama bunu isteyerek yapmıyordum, yalnızca yağmura saygım vardı. Ihlamur yaptım kendime ilk yudumda dilim yandı ama aldırmadım fiziksel olan acılar geçiyordu biliyordum. Giyindim sonra sokağa çıktım. Şemsiye almayı unutmuş gibi yapmayı tercih ettim. Yüzümdeki dünden kalan boyalar damlalara tutunup boynuma kayıyordu, saçlarım her adımda ağırlaşıyor, ellerim donuyordu. Uzun zamandır ilk kez bir yere yetişme telaşı olmadan yürüyordum. Yürüdüm iskeleye kadar, bir an olsun yavaşlamadan uygun adım yürüdüm. Bir bank gördüm ıslak olduğu için kimse oturmuyordu. İyi ki şemsiye almamıştım, bende ıslaktım hemen oturdum. Deniz damlaları anne şefkatiyle bedenine katıyordu. Her an büyüyor ama bunu belli etme gereği duymuyordu. Suyun kadim bilgeliği yine işliyordu. Denize dalmak istedim, yüzmeden ilerlemek bir damla gibi süzülmek istedim. Hayatta hep çabalarken denizde nasıl teslim olduğumuzu düşündüm. Sırtüstü yatıp dalgaların ritmine uymak mesela. Ne kadar özgür ve sonsuz bir histi benim için. Suyun altındaki gizemli dünyanın sınırlarını keşfetmeye çalıştıkça genişlediğini görmek ve huzurla dolmak. Acaba yağmur hayat curcunasından denize giremeyen bizler için verilmiş avuntu mu? Damlalara dokunma Şeref’ine erişmemize mi sağlıyor su? Böyle yüce bir doğanın kalbin de yine de umutsuz muyuz biz? Denizden kaçan bize, yağmuru veren tabiat kızmıyor mu nankörlüğümüze? Dilimi çıkardım yağmurun tadı özgürlüğe mi benziyordu ben mi yanılıyordum? Özgürlüğün tadı yoktu ama yağmurun vardı belki de yağmur özgürlüğün cansuyuydu. Kalktım o banktan denizin kıyısında yürüdüm saatlerce sonra yorgunluk ağrıttı kaslarımı üşümüştüm ama huzurluydum. Eve döndüm sıcak bir duş aldım, perdeyi açtım, yağmur dinmişti. Yeni umutlarımı yeşertip geldiği gibi gitmişti. Umutlarım bana yağmurun emanetiydi. Onlara sahip çıkmalı büyütmeli ve gözüm gibi bakmalıydım. Özgürlüğün tadı tekrar geldi dilime doğru kararı vermiştim bir şekilde.

The following two tabs change content below.

bipolarinsan

Latest posts by bipolarinsan (see all)

Bir Cevap Yazın

Scroll Up