İçeriğe geç

Böyle Buyurdu Zerdüşt

Koca bıyıklı Zerdüşt’ün dansı bir mağarada başlar ve yine bir mağarada son bulurdu. Arada kalanlar yankıydı, arada kalanlar insandı..
Böyle Buyurdu Zerdüşt, Nietzsche’nin 1800’lü yılların sonuna doğru yazmış olduğu bir kitap. Bu kitap Nietzsche’nin ruhu, denizi, göğü ve cehennemi.. Nietzsche’nin kendi adına, belki kendisinin bile fark edemediği gerçeklerini tarihe seren bir kitap. Onun hayatını, emellerini ve onu, şeffaf gözlüklerle göremediğimiz bu kitap; hakkındakı tüm gerçeği görmemizi sağlayacak eşsiz bir eser.
Nietzsche yoğun, inatçı, kendi karmaşasından sıyrılıp en tepeye ulaşma gayesinde olan bir adam. Haliyle cümleler karışık. Anlatım olabildiğince yoğun fakat su üzerinde kayarcasına ilerlediğiniz bu akışta aşağıdaki balıkları izleyebilmek de mümkün.
İnkar edilebilecek bir konu olsa da Nietzsche’de realizm ve romantizm iç içe. Peki neden böylesi yükselmiş bir beyin hala insanlarla uğraşıyor? Çünkü taştığı vakit başka bardaklara dolmak istiyor. Yine de insanın derdi insandan öteye gidemiyor.
Bir mağarada başlayan düşünceler dağları, denizleri, gökleri aşıyor. Yılan ve kartalın sessizliğiyle zirvede buluşuyor. Fakat ne kadar zirveye ulaşırsa ulaşsın yine de derinlerden kurtulamıyor.Soruyorsunuz ki Zerdüşt’ün bu arayışı nedendir? Bu kitapta, bu hayatta süregiden bu telaşın sebebi nedir? Belki verilen cevap tüm gerçekliğe bir hakaret olarak düşer kayıtlara fakat cevap ‘hayat’tır.
Üst insanı arayışın, mutluluğu ya da hükmün zirvesini arayışın.. Hepsinin kesiştiği bir nokta olmalı. Hayat, soru zamirleri değil artık bir cevap olmalı. Neden yaşadığımızın, neden mutlu olmak istediğimizin ya da neden mücadele ettiğimizin cevabı…
Zerdüşt yola, Nietzsche de ardına düştü. Kendini sınadı, aradı, buldu,uyudu ya da uyandı… Sonunda ya da başında kürkçü dükkanı misali mağarasına geri döndü. İnsan insana, dağ dağa , deniz denize döndü. Benlik, ruhun ötesindeki dansına sessizce devam etti. Ve son, ancak bir başlangıcı olanların hayatlarına uğradı.
Böyle buyurdu Zerdüşt..
Aslı TEKİN

Reklamlar

2 Yorumlar »

  1. Bu kitapta Nietzche’nin bir başka arayışı da insanlığın hüküm üstünde genel tabuları yıkmak ve aslında dünyanın bir topraktan değil farklı alaşımlardan yaratıldığının da kanıtı niteliğindedir. Tabi bu uğraşı yalnızca salt ve zihni gerçeğin ardına düşmeye can atan beyinler kaldırabilir. Nitekim güneşin alnında elinde fenerle insan arıyorum demesinin neticeside budur.

Bir Cevap Yazın