İçeriğe geç

Ateş Pervaneyi Ne Bilsin

           “Ömrümden öteye taşıdığım çocuk…
Ya sen bu ülkede doğmasaydın, ya ben aşkı herkes gibi bilseydim!”* Şükrü Erbaş
 
Vakit gece yarısını çoktan geçti… Sen uyuyorsun. Üzerin açılmış, ben uzaklardan üzerini örtüyorum. Uzanıp küçük bir öpücük konduruyorum saçlarına.  Hafifçe yüzünü okşuyorum. Dudaklarında bir çocuk masumiyetiyle belli belirsiz gülümsüyorsun.  Belli ki en güzel rüyalardasın. Gördüğün ben değilim, biliyorum.  Uzun zaman oldu, unutmuşsundur. 
Ben neden mi unutmadım?
Bilmem, öyle işte, unutamadım. Hani sen diyordun ya, sevgi bir an bile yaşansa bir ömre bedellenir diye, bu da öyle bir şey olmalı… Unutamıyorsun.
Merak etme, böyle iyiyim aslında. 
Sularım duruldu. İçimdeki fırtına dindi. Şimdi hayatımın sensizlik ve sessizlik halini yaşıyorum. Ebedi bir sûkut bu. Özlemenin, beklemenin ötesine geçtim. Aynanın içinden geçip, başka bir dünyanın içinde yaşıyorum . Kendi kendimin dünyasıyım burada. Sen içimdesin. Sana dair ne varsa her şey içimde.   Burada her şey sen varmışsın gibi. İki kişi aynı bedende yaşıyormuş gibi… 
Öyle güzel ki, iki kişi yaşamak! Hiç yalnız kalmıyorsun mesela. Her anın mutlu geçiyor.  Dudaklarında hiç bitmeyen bir tebessüm, gözlerinde bir yıldız ışıltısı… 
“Aşıksın sen!” diyorlar.
Gülüyorum!
Onlar da gülüyor. Şaka yaptıklarını zannediyorlar. 
Kimseler bilmiyor ne kadar gerçek olduğunu.
Sen bile…
Ateş, pervaneyi bilmez ki…
Pervane ateşe aşıktır. Uzaklardan cazibesine kapılıp gelir, döner durur etrafında. Ama anlatamaz kendini bir türlü. Döner, döner yorulur…   Yine de ayrılamaz ateşin büyüsünden. Sonunda bırakır kendini ateşin içine, onunla birlikte yanıp, onun içinde kaybolur…
Ateş bilmez pervaneyi. Hiç bilmez…  
&&
Bazen mutluluğun bizi ağlattığı gibi, acının içindeki saklı mutluluğu da yakalayabilmek gerek. Bu bağlamda, uzak olup bilmemen, yakınımda olup umursamamandan daha güzel. Böylece duygularım yalnızca bana ait oluyor. 
Paylaşmak istediğimde reddedilmiyorum.
Günahım da sevabım da benim oluyor.
Düşlerim, duygularım, sevdam sadece benim…
Ben şimdi iki kişiyim. Bu iki kişi ne kadar sen, ne kadar ben bilemiyorum.  Ben sende nerde başlıyorum, sen bende nerde bitiyorsun, bilmiyorum. Bildiğim tek şey böyle de mutlu olduğum.
İyiyim böyle!
Ateşin pervaneyi bilmesi gerekmiyor.
Sadece, keşke diyorum; “Ya sen bu ülkede doğmasaydın, ya ben aşkı herkes gibi bilseydim…”
Reklamlar

2 Yorumlar »

  1. Bende böyle duygular yaşıyordum sevdiğime. Acı fazla sürmedi evlendik. Şimdi de hülya koçyiğitle kadir inanır’ın filmi olan leyla ile mecnundaki gibi olduk. Kedi köpek gibi birbirimizi yiyoruz. Ulaşamadıklarımız çok değerli oluyor, yanıbaşımızdakilerin değerini bilmiyoruz…

    • Bir söz vardır, tam hatırlayamadım ama aşağı yukarı sizin söylediklerinizi doğrular.Der ki, “yanımızdaki çiçeği değil, uzaktaki dikeni severiz” Hayat böyledir, kim gönlümüze söz geçirebildiğimizi iddia edebilir ki? Yorum için teşekkürler…

Bir Cevap Yazın