İçeriğe geç

Aşkın Acıtan Halleri

                     Milyonlarca tarifi olduğu halde, aşkın gerçekte ne olduğuna dair tek bir sözcük henüz yazılmış değil. Paylaşılan bir ortak nokta yok!  Bazen inanılmaz masalsı bir güzellikte yaşanırken, bazen en başında bir trajediye dönüşebiliyor.  Ve insanoğlu yaşadığı büyük acılara, düş kırıklıklarına rağmen onu kutsuyor, şiirleştiriyor, felsefi söylemler yaratabiliyor.

Bu bağlamda mutsuz aşkların, mutlu aşklardan çok daha fazla yaşandığını söyleyebiliriz sanırım. Hatta diyebiliriz ki, mutlu aşkların huzurlu ve dingin yaşamlarından daha fazla ilgi çekiyor; sarsan, yıpratan,  acıtan, kanatan halleriyle.

Nietzsche, Salome ile tanıştığında onun entelektüel kişiliğinden fazlasıyla etkilenmişti. Kadınlara karşı olan olumsuz düşünceleri onun güzelliği karşısında kayboluvermiş ve evlenecek kadar aşık olmuştu genç kadına. Oysa Salome için o sadece fikirlerini paylaştığı çok iyi ve saygı duyduğu bir dosttan öte değildi. Evlilik teklifinin reddedilişinden sonra Nietzsche için hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Yaşadığı derin düş kırıklığı onun kadınlar hakkındaki sert düşüncelerini pekiştirirken, deliliğinin de ilk tohumları atılıyordu.

Edebiyat tarihinde eserleri kadar aşklarıyla da öne çıkar Goethe. Ama onun “imkansız kadınlarla” yaşadığı aşklar en çok bilinenler arasındadır. Ona “Genç Werther’in Acıları”nı yazdıran Charlotte, en yakın arkadaşının nişanlısıydı. Goethe mutluluğu ve acıyı aynı anda yaşıyordu ama asıl trajediyi arkadaşı durumu öğrenince yaşadı. Ve terk etti yaşadığı şehri. Sonrası malum, on beş ay sürdü Charlotte’a olan aşkını anlatması. Kitap piyasaya çıktığında görülmemiş bir ilgiyle karşılandı, artan intihar vakalarından Goethe sorumlu tutuldu.

Sonra bir başka Charlotte çıktı karşısına. Ve yine aşık oldu. Bu kez kendinden yedi yaş büyük, evli ve dört çocuklu soylu bir kadındı aşkı. Zarafeti ve kültürü ile etkilemişti genç Goethe’yi. Uzun yıllar süren cinsellikten uzak zor bir ilişki yaşadılar. Sonunda, “Biz birbirimizin hiçbir şeyi olmayacaktık ama her şeyi olduk/ Seni artık görmeyeceğim”diye yazarak yaşanmış on bir yılın ardından İtalya’ya gitti Goethe. Bu kaçış onunla geçirdiği yıllarda tek bir eser veremeyen yazar için edebiyata geri dönüştü aslında.

Mutsuz aşklarda taraflar çok acı çekseler de saklı mutluluklar yaşadıkları bilinir. Oysa saplantılı aşklar bir lanettir aynı zamanda. Tıpkı Lady Caroline Lamp ve Lord Byron’ın ilişkilerinde olduğu gibi. Şiirlerinden etkilendiği Byron’la bir süre mektuplaştıktan sonra  tanışan  Caroline’nin hayranlığı zaman içinde saplantılı bir aşka dönüşür. Byron’dan bir karşılık görmediği halde, onunla kaçıp yeni bir yaşam hayali kurar. Duygularını kocası dahil hiç kimseden saklamayan Caroline, ilişkiyi bitirmek isteyen Byron’ı sürekli taciz eder. Ve ilk kitabı “Glenarvon”da anlatır yaşadıklarını.

Örnekler elbette pek çok. Mutsuz yaşanmaları aşkın hayatın anlamı, hatta mucizesi olduğu gerçeğini değiştirmiyor elbet.  Aşkın, aklın en soylu zaafı olduğu sürece insanoğlunun aşktan asla vazgeçmeyeceği de ikinci bir gerçek!

 

Günümüzde birkaç sevişmeden sonra tüketiverilen duygulara, tek gecelik ilişkilere “aşk” diyerek aşkın doğasına ihanet edenlere, “ Aşk olsun!” demek istiyorum. Eğer yaşamınız boyunca mutlu ya da mutsuz hiç aşk yaşamadınızsa size de aşk olsun!   

The following two tabs change content below.

Melek Koç

Görüyor muyuz sahiden, yoksa yürüyüp gidiyor muyuz? Günlük telaşın içinde hangimiz etrafındaki güzelliklerin farkına varıyor? Hep bir yerlere yetişmek, çalışmak, üretmek, kazanmak... daha iyi bir yaşam için sürekli çaba göstermek! Sonra? Ertelenen bir yaşam,yorgun bir beden ve sayılı günler... Ve de "Elde var hüzün!" Özetle, Behramoğlu'nun dediği gibi, "Hayatınızda AŞK yoksa, pek bir şey yok demektir..."

Latest posts by Melek Koç (see all)

3 Yorumlar »

  1. 0

    Aşkı o kadar satırda anlatmışsınız lakin günümüz aşklarını tek cümle vermeniz biraz uzun almamış mı? Günümüzün aşkları haz üzerine kurulu bir yaşam salisesinden başka bir şey değil. Sanırsam ben de uzun tuttum ama konu aşk olunca uzuyor ve üzüyor. Kaleminize sağlık

Bir Cevap Yazın

Scroll Up