İçeriğe geç

Sofie’nin Dünyası – Jostein Gaarder

“Bir kere rüyamda kelebek olduğumu gördüm. Şimdi artık rüyasında kelebek olduğunu gören Chuangtze miyim, yoksa rüyasında Chuangtze olduğunu görmekte olan bir kelebek miyim bilmiyorum.”

On beşinci yaş gününü kutlamaya hazırlanan Sofie bir gün okuldan döndüğünde posta kutusunda kendi adına gelmiş bir mektup bulur. İsimsiz ve pulsuz olan bu zarfın içerisinden üzerinde “Kimsin?” yazan bir kağıt çıkar. Bu mektupla birlikte Sofie felsefenin en temel sorularına cevap aramaya başladığı felsefi bir yolculuğa başlar.

Norveçli bir felsefe öğretmeni olan Jostein Gaarder felsefe tarihini insanlara eğlendirerek öğretmeyi amaçlamış ve bunun üzerine felsefe tarihini kurguyla birleştirdiği bir roman yazmış. Sofie’nin almaya devam ettiği her mektupta felsefenin temel sorularından biri yer alıyor ve Sofie ile birlikte bizde bu sorulara cevaplar ararken buluyoruz kendimizi.

Benim için kitabı özel kılan şeylerden biri bu kitabı ilk okuduğumda Sofie karakteri gibi 15 yaşında olmamdı ve kitabın gerek bu yaşlardaki okuyucular gerekse yetişkinler için son derece güzel bir kitap olduğunu söyleyebilirim.

Felsefeye ilginiz varsa ve bu alanda bilgi edinebileceğiniz ders kitabı tadında olmayan bir kitap arıyorsanız “Sofie’nin Dünyası” tam size göre. Felsefe tarihi ve tanınmış filozoflar hakkında pek çok bilgi edinirken bir yanda da hikayenin sonunu merak ederken bulacaksınız kendinizi. Dünyada satış rekorları kırmış olan bu kitabın Türkiye’de hak ettiği ilgiyi görmediğini düşünüyorum.

Felsefe gibi okunması aslında hiç de kolay olmayan bir alanın herkes için oldukça anlaşılır ve eğlenceli bir hale getirilerek anlatıldığı bu kitabı hepinize tavsiye ederim.

 

 

“Her şeye rağmen içimizde bir ses, yaşamın büyük bir sır olduğunu fısıldar. Bu bizim bir zamanlar, daha düşünmeyi öğrenmeden önce yaşadığımız bir duygudur. “

 

The following two tabs change content below.

Irem Hölzl

Latest posts by Irem Hölzl (see all)

1 Yorum »

Bir Cevap Yazın

Scroll Up