İçeriğe geç

Sanatla Hem Ruhu Hem Zihni Gelişsin

Sanat, çocukların duygusal ve zihinsel gelişimine yardımcı oluyor. Özgüven, özgür düşünme, kültürünü tanıma, farklı bakış açısı, eleştirme yetisi gibi önemli özelliklerin kazanılmasında da payı var. Peki, çocuklar sanat eğitimine kaç yaşında başlamalı? Hangi sanat dalı, nasıl seçilmeli? Yanıtı uzmanlardan aldık.

Çocuklar sanatla en erken anne karnındayken, müzik dinleyerek tanışabilir. Peki sanatla uğraşmaya başlamaları için en uygun dönem hangisi? Uzmanlara göre, bu her sanat alanı için değişse de ihtiyaçlarını söyleyebilecek gelişmeyi gösterdikten sonraki dönem, bu karşılaşma için uygun. Örneğin, resimde karalama evresine iki yaşında başlayabilirler. Beş-altı yaşından itibaren ise bir enstrümanla uğraşabilirler. Tıpkı Türkiye’nin en ünlü piyanistlerinden Fazıl Say’ın dört yaşında piyano çalmaya başlaması gibi. Bale için en uygunu ise, dört yaş sonrası. Ancak her çocuğun yeteneği ve ilgi düzeyinin farklı olduğunu unutmamak gerekir. Uzmanlar, çocuklarını bir sanat dalına yönlendirmek isteyen aileleri uyarıyor: “Onunla iletişim halinde olun, fikirlerine önem verin.”

 

İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Müzik Ortaokul Müdürü Doç. Dr. Ali Tüfekçi, Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güler Akalan ve İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Bale Anasanat Dalı Başkanı Oral Yazıcı, sanatın çocukların gelişimindeki rolünü, ailelerin ve eğitimcilerin onları sanata yönlendirmek için yapabileceklerini şöyle anlatıyor:

 

Baskıyla sanat olmaz

Sanat bir ruh meselesi. Yapılan sanat dalının, dışa yansıyan tarafını olduğu kadar iç güzelliklerini de hissetme, yaşama hali. Ağaç yaşken eğilir.

 

Bebeklik evresinden çıkıp bize ihtiyaçlarını söyleyebilecek evreye geldiklerinde çocukların neler dediğine dikkat etmek önemli. Bilmeliyiz ki, her çocuğun kendi içinde yaşadığı, yeşerttiği bir sanat dalı filizlenmesi var. İlkokulda aile içi konuşmalar ve çevre koşullarının da hazırlanmasıyla çocuklar, yönlendirileceği sanat dallarına ilgi duyabilir. Baskı kurarak hiçbir işten, özellikle de sanattan bir verim beklenemez. Sabırla, ufak bilgilerle, gezilerle, konserlerle iç dünyalarını zenginleştirebiliriz. Hayal kahramanları arasına müzisyenlerden, ressamlardan örnek figürler koyabiliriz. Kurdukları basit cümlenin altında, içinde yaşattıkları büyük bir dünyanın olduğunu unutmamalıyız.

 

Öğretmenler de bu noktada çok önemli; çocuğun sanatçı gibi iş çıkarmasını beklememeli. Çocuk kendini nasıl ifade ediyorsa o şekilde bırakmaları, müdahale etmemeleri gerekir. Örneğin resimde bir form çiziliyor, onun içini boyaması isteniyor. Çocuğu gereğinden fazla disipline itmeye çalışıyorlar. Hâlbuki çocuk özgür ortamda yapmalı. Gerekirse sınırın dışına çıkabilmeli. 3-6 yaş arasındaki çocuklar kesinlikle zorlanmamalı. Aileler, çocuğu sanat malzemeleriyle ne kadar çok tanıştırırsa, ilgi alanını oraya çekmeye başlar. Hiç malzeme vermezseniz yetenekli olup olmadığını nereden anlayacaksınız? Çocuk yazmak ister, taklit eder, neye ilgisi olduğu oradan gözlemlenebilir.

 

İlkokuldan sonra ergenlik dönemine girince, yaptıklarının eleştirileceği endişesiyle kendilerini sanattan geri çekmeye başlayabilirler. O noktada bir duraklama dönemine girebiliyorlar. Ama sergi salonları, heykel müzesi gibi sanat etkinliklerinin olduğu yerlere götürülürse çocuğun ilgisi artırılabilir.

 

Duyarlı, gözlemci, disiplinli

Uzmanlar, çocukları küçük yaşta sanatla tanıştırmanın onların duyarlı, iyi gözlem yapabilen bireyler haline gelmesinde önemli katkıları olduğunu söylüyor. Ayrıca, bunun çocuklara insan ve doğa sevgisini tanıtacağını da ekleyerek, erken yaşta sanat eğitiminin yararlarından birkaçını şöyle sıralıyor:

 

“Küçük yaşta sanatla tanıştırmakla insan ve doğa sevgisiyle buluşturursunuz. Çevresine duyarlı olmasını, iyi gözlem yapmasını sağlarsınız.” “İlkokuldaki bir çocuğun çaldığı enstrüman sosyal çevresinden kişisel gelişimine ve duyarlılığına kadar birçok konuda ona katkıda bulunur. Disiplin, ahlak, terbiye anlamında ona kattıkları çok önemli. Çalgısı çocuk için bir öğretmen, yakın arkadaş, sırdaş olur.” “Müziğin akademik yaşama katkısı yadsınamaz. Müzik aynı zamanda bir bilim dalı; birçok farklı bilim dalıyla iç içe. Onun için müzik yapanlar, işin derinliğini görmeye çalışır. Bu onlara manevi haz ve mutluluk ile başarıyı da birlikte sunar.” “Bale yapan çocuk çok disiplinli olur. Ayrıca balenin kas gelişimine büyük faydası var, tüm kaslar çalışıyor. İleride bu konuda kariyer yapmasa bile iyi bir müziksever, bale izleyicisi olur.”

 

Enstrüman için ideal olanı 5-6 yaş

Resim: 2 yaşından itibaren karalama devri başlar. Böylece çocuklar sanatın içerisine girer. Şekilleri nesnel hâle 3 yaşından sonra ancak getirebilirler. Biçim oluşturma bu yaştan sonra gerçekleşir. Görsel sanatlarla tanışması yavaş yavaş olur.

 

Müzik: Çocuğun enstrüman çalma yaşı şartlara göre değişse de; 5-6 yaşlarından itibaren küçük zaman dilimleriyle başlaması ideal. Haftada bir-iki saatlik keyif almak üzerine başlanan her enstrüman dersi, geleceği için yapılmış en faydalı iş.

 

Bale: 4 yaşından itibaren amatörce yapılabilir. Ama konservatuvarda profesyonel eğitim alınacaksa 11 yaşından itibaren başlanabilir. Vücudun hazır olması, gelişimini tamamlaması önemli.

 

Tiyatro: Liseden sonra eğitim alınmalı. Çünkü sesin oturması gerekiyor. Opera ve tiyatroya, bale gibi küçük yaşlarda başlanmaz.

 

Özendirin

* Galeriye, tiyatroya, konsere götürün.

* Ünlü sanatçıları tanıtın, onların hikâyelerini anlatarak, çocukları özendirin.

* Sanat malzemesi vererek ilgilerini çekin. Onları, çocukların görebileceği yerlerde bulundurun.

* Birlikte resim, müzik, tiyatro atölyeleri gibi sanatsal aktivitelere katılın.

The following two tabs change content below.

www. uludag.university

1 Yorum »

Bir Cevap Yazın

Scroll Up