İçeriğe geç

Türk kadını Cumhuriyetle Değerli Oldu

Türk kadını Cihan Harbi ve İstiklâl Harbi’nde gösterdiği özveri ve gayretle Cumhuriyet döneminde yapılan devrimlerde büyük haklar elde etti. Bu ona jest olsun diye verilmedi. Hak etmişti. Atatürk bunu konuşmalarında belirtir. 2 Şubat 1923 günü İzmir’de halkla konuşurken şunları söyler: “Memleket, millet, bağımsızlık, hâkimiyet, şeref her ne telaffuz ediyorsak, her güzel şey yalnız ve ancak kadınlarımızın feyzi ve irfanı sayesinde hâsıl olacaktır.” 21 Mart 1923 günü Konya’da yaptığı konuşmada ise şunları söyler: “Dünyada hiçbir milletin kadını ‘Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar gayret gösterdim’ diyemez.” 13 Temmuz 1923 günü de “Türkiye’de kadınların hayatlarını tembellik ve aylaklık içinde geçirdikleri sanılmaktadır. Bu bir iftiradır”der. İşte 26 Ekim 1933 günü kadınlara muhtar seçilme yolunu ve 5 Aralık 1934 günü de milletvekili seçilme hakkını açan yasa da bu çerçevede çıkarıldı. (ATABE, c.15, s.71, s.245, c.16, s.40)

KADINLARIN SİYASİ KAZANIMLARI

Türk kadını seçme ve seçilme hakkına şu sıra içinde kavuştu: 20 Mart 1930 günü, belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tasarısı hazırlandı. Konuya ilişkin ‘Yeni Belediye Kanunu’ 3 Nisan 1930 günü TBMM’de kabul edildi. 26 Ekim 1933 günü ise kadınlara, Köy İhtiyar Heyetlerine seçilme ve seçme hakkı verildi. Aydın Karpuzlu’da Gül Esin Aydın hanım muhtar seçildi. Bu dönemde başka köylerde de kadınlar muhtar oldu. Konuya ilişkin olarak ‘Köy Kanunu’nda 20. ve 30. madde değişikliği TBMM’dekabul edildi. 12 Kasım 1934 günü ise ilk kez bir kadın belediye başkan yardımcısı oldu. Bursa Belediye Meclisi, Zehra Hanım’ı başkan yardımcılığına seçti. Milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkına ise 5 Aralık 1934’te yapılan Anayasa değişikliğiyle kavuştular. 8 Şubat 1935’de ilk defa meclis seçimlerine katılan kadınlar, Mecliste 17 sandalye elde ettiler. (1936 yılında boşalan vekilliğe, bir hanım aday oldu ve kazanmasıyla bu dönem bayan vekil sayısı 18’e çıktı. İlginçtir çok partili yaşama geçtiğimiz; 1950 seçimlerinde ise kadın sayıs 3’e düştü).

DÜNYADA SEÇME SEÇİLME HAKKI

Avrupa’da ilk olarak Finlandiya 1906 yılında kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi. 1907 yılında 17 kadın Meclise girdi. 1913 Norveç ve Danimarka, 1915 İzlanda, 1917 Sovyet Rusya, 1918 Avusturya, 1918 Almanya, 1920 ABD, 1928 İngiltere, 1930-34 Türkiye, 1934 Brezilya, 1937 Filipinler, 1940 Kanada, 1944 Fransa, 1945 Japonya, 1925 İtalya belediye- 1946 genel seçim, 1946 Arjantin ve Meksika, 1947 Çin, 1971 İsviçre.

32 YAŞINDAKİ MUHTAR GÜL HANIM

Köy Kanunu’nda yapılan değişikliğinin ilk örneği Aydın’ın Çine ilçesine bağlı Kapuzlu nahiyesinde gerçekleşti. Bugün ilçe olan Karpuzlu’da, 32 yaşındaki İbrahim kızı Gül Esin Aydın, merkez Demircidere Köyü’nde 12 Kasım 1933 günü yapılan seçimde 7 adayı eledikten sonra kazandı. Böylece ‘Türkiye’nin ilk kadın muhtarı’ ünvanını da almış oldu. Gül Hanım, ilk eşini ve altı kardeşinden beşini Cihan Harbi ve İstiklâl Harbi içinde kaybetti. Hakimiyeti Milliye gazetesinin 16 Kasım 1933 tarihli haberine göre, nahiye merkezindeki muhtarlık seçimine beşyüze yakın seçmen katılır. Okur yazar olan Gül Hanım seçimi kazanır. Gazete haberin başlığını’İlk kadın muhtar’ şeklinde atar. Gül Hanımı kutlayanlar arasında CHP Genel Sekreteri Recep Peker de vardır. Gül Hanım’ın ilk icraatı da kumarı yasaklamak olur.

KÖYLÜ KADINLARI VEKİL OLDU

1926 yılında İstanbul’da ‘Türk Kadınlar Birliği’ kuruldu. Aynı gün Afet İnan, Türk Ocağı merkezinde Türk kadınlarının seçim haklarına ilişkin verdiği konferansta: “Kadın seçim hakkını almalıdır, çünkü demokrasinin mantığı bunu gerektirir” der. 8 Şubat 1935 günü yapılan seçimlere yüzde 80 katılım oldu. Meclis’e giren 17 milletvekilinden birisi de Ankara Kazan Muhtarı Satı Kadın’dı. 6 çocuk annesi Satı Kadın (Hatı Çırpan)’la, Mustafa Kemal bir gezi sırasında tanışmış ve daha sonra onun aday olmasını istemişti. O dönem seçilenlerin çoğu da yüksek tahsilliydi. Meclis komisyonlarında görev aldılar. Aktif olarak çalıştılar. İşte ilk vekillerimiz:Mebrure Gönenç (Afyonkarahisar), Hatı Çırpan (Ankara), Türkan Örs Baştuğ (Antalya), Sabiha Gökçül Erbay (Balıkesir), Şekibe İnsel (Bursa), Hatice Özgener (Çankırı), Huriye Öniz Baha (Diyarbakır), Fatma Memik (Edirne), Nakiye Elgün (Erzurum), Fakihe Öymen (İstanbul), Ferruh Güpgüp (Kayseri), Bahire Bediş Morova Aydilek (Konya), Mihri Bektaş (Malatya), Meliha Ulaş (Samsun), Esma Nayman (Seyhan), Sabiha Görkey (Sivas), Seniha Hızal (Trabzon), Benal Nevzad İstar Arıman (İzmir).

ATATÜRK’ÜN TARİHİ SÖZLERİ

Atatürk, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesi üzerine 5 Aralık 1934 günü yaptığı açıklamada şunları söyler: “Bu karar Türk kadınına toplumsal ve siyasi hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak lazım gelecektir. Türk kadını evdeki medeni mevkiini salahiyetle işgal etmiş, iş hayatının her safhasında muvaffakiyetler göstermiştir. Siyasi hayatta belediye seçimlerinde tecrübesini yapan Türk kadını, bu sefer de mebus seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Medeni memleketlerin birçoğunda kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu salahiyet ve liyakatle kullanacaktır. Bu notla en mühim inkılaplardan birini anmış oluyoruz.”(Atatürk’ün Bütün Eserleri, C.27, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2010, s.96.)

Atatürk yine aynı günlerde yaptığı bir konuşmada da “Bundan sonra Türk ırkı, kadınlarını, erkeklerin yapmaya mecbur olduğu askerlik vazifesi dahil, bütün hizmetlere ortak ederse, Etilerde, İskitlerde, Amazonlarda olduğu gibi, kendi ırkından başkalarının hiçbir yardımına muhtaç olmaksızın büyük milli ülkülerine başlı başına ve bağımsız olarak yürümek kabiliyetini kazanabilir” der. (ATABE, C.27, s.97)

The following two tabs change content below.

1 Yorum »

Bir Cevap Yazın

Scroll Up