İçeriğe geç

Böğürtlen Kışı Kitap İncelemesi | Sarah Jlo

”Kaybolduğun gün dünyam sona erdi, canım oğlum. Seni her kim alıp götürdüyse, seninle birlikte kalbimi, hayatımı da çaldı. Ben senin gülümsediğini görmek, kahkahalarını duymak, mutluluğunu paylaşmak için yaşıyordum.”

1933 yılında bir annenin, oğlunu kaybetmesinin acı dolu hikayesini okurken göz yaşlarınızın akmasına engel olamayacaksınız.

Geçmişten bugüne iki kadın. Her iki kadında, evlat kaybetmenin ne demek olduğunu çok iyi biliyor. Hırslı gazeteci Claire, Vera’nın acı yüklü hikayesinin sonunu çözmeye karar veriyor. Bu karar onu Vera’yla olan tuhaf bağlantısına yaklaştırıyor.

Okuduğum onlarca kitap içerisinde, en çok etkisi altına girdiğim kitaplardan biri, şüphesiz Böğürtlen Kışı.

Sarah Jlo’nun ustalıkla ördüğü bu acıklı hikayeye duyarsız kalmak mümkün değil.

Hiikaye tahmin edebileceğiniz gibi, günümüz ve geçmiş arasında değişiyor. Yaşananları Vera ve Claire’in ağzından dinliyoruz.

Böğürtlen Kışı, yazarın akıcı dili, dokunaklı hikayesi ve şaşırtıcı bir son ile değerlendirildiğinde kusursuza yakın bir kitap.

Ayrıca kitabın isminin, hikayede geçen her iki tarihte de, Mayıs ayında yağan kardan geldiğini belirtmek istiyorum. Yani Böğürtlen Kışı, mevsimi olmadığı halde bastıran kışa deniliyor.

The following two tabs change content below.

Bir Cevap Yazın

Scroll Up