İçeriğe geç

BUKOWSKI HAKLI OLMALI

Mutluluğu yakalamışsan sorgulama” denir ya hani.  Yaşayabildiğin kadar yaşa … İster dibine vur mutluluğun, ister tavanına çık, ne istersen yap ama yaşa…

Yapabiliyor muyuz peki?

Ben yapamıyorum mesela.

Her seferinde “Tamam!” desem de akıllanamıyorum. Kim bilir alışık olmadığımdandır belki de.  Bugüne kadar hiçbir şey bana gökten zembille inmediğinden, kendiliğinden gelen bir şey pek de inandırıcı olmuyor. O yüzden didikleyip duruyorum.

Ve  avuçlarımdan kayıp gidiyor geldiği gibi…

Bana sunulmuş, ellerime koşulsuzca bırakılmış mutluluğu yaşayamıyorum. Tadına varmaya, doyasıya yaşamaya öylesine ihtiyacım varken, bunca aramış bilmeden beklemişken… Olmuyor işte!

Neden bilmem, sorgulamadan yapamıyorum. Nedenler, niçinler uçuşuyor beynimin içinde. Maria Puder gibi inanmak noksan olmalı bende de… İnsanlara mı, kendime mi inançsızlığım, bilmiyorum.  Bildiğim tek şey, bu olumsuzluk içinde bile hala seviyor olmaktan vazgeçemeyişim.  Çözemiyorum kendimi… İnsan kendini çözemiyorsa başkasını nasıl anlamaya çalışır?  Onu da yapamıyorum tabii…

Umutsuz bir vakayım kısaca. Hani derler ya, benden ne köy olur ne kasaba.   

 Aslında her şey karşı tarafın umursamazlığından kaynaklanıyor biraz da. Ve ilgisiz davranmasından… Sözlerle davranışların birbirini tutmaması, yaşanan ikilemler… Med-cezirler… yanıtsız kalan sorular… Bir boşluktan diğerine düştükçe tutunamayışlar… ya da kimsenin tutmak istememesi.

Sanırım en kötüsü de özne olmak istedikçe nesneleştirilmek! Bir insan duygularıyla, düşünceleriyle kabul görmeli önce. Duygulardan arıtılmış bir ilişki olabilir mi?  Sevgili olma durumu örneğin, içinde sevgi barındırmıyorsa taşıdığı anlamın da bir önemi kalmıyor bence.

Kim bilir belki de ben kavramlara farklı anlamlar yüklüyorumdur. Yanlış olan benim düşünce tarzımdır. Bu yüzdendir yalnızlığım, uzaklığım insanlara. Kabul görmeyişimdendir; sorularım, sorgulamalarım. Umursanmadığım bir dünyada olmak istemeyişimdendir gitmelerim…

Ve bu yüzdendir mutluluğun her seferinde avuçlarımdan kayıp gitmesi.

Yitik ve ıssız kalışlarım…

Belki de Bukowski haklıdır; mutluluğu yakaladığında sorgulamamak gerekiyordur… 

Melek Koç

The following two tabs change content below.

editör

Samet Ülgen u.ü inşaat müh.öğrenciyim. Koyu gs'liyim ve burcum yay.Burcumun özelliklerini taşıyorum ilaveten hergün gazete okuyan,yazan,çizen, boş vakte tahammül edemeyen biriyim 🙂

Latest posts by editör (see all)

Bir Cevap Yazın

简体中文 简体中文 Nederlands Nederlands English English Français Français Deutsch Deutsch Italiano Italiano Português Português Русский Русский Español Español Türkçe Türkçe
Scroll Up